Yazı Detayı
06 Temmuz 2021 - Salı 01:18
 
Yol Manzaraları
Necdet Kurt
 
 

Biraz uzunca bir yazı ama geleceğimiz için lütfen sonuna kadar okuyunuz.

 

Değerli arkadaşlarım! 
Son haftalarda sıklıkla yapmış olduğum yurt içi seyahatlerden dolayı yollarda dikkatimi çeken birçok konuyu resimledim. Çektiğim resimleri ve gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

 


Bu güzergahta yıllarca yanından geçtiğimiz, coşkun şekilde akan çayların derelerin ve birçok ırmakların kurumuş olduğunu gördüm.
Son birkaç yıl içinde açılan maden ocağı ve taş ocağı işletmelerinin doğaya verdikleri zararı gördüm.
Yıllardır yüksek derecede verim alınan arazilerin şu anda ne kadar az ürün verdiklerini gördüm.
Örneğin: Alaca Ovası'nda Ekinler biçilmeye durmuş, ancak boyları diz kadar bile değil ve başakları son derece az.
Yine o güzergahta 20 yıldır bitmeyen yolları ve bu nedenle meydana gelen trafik kazalarını gördüm. 
Tamamen boşalmış köyleri yıkılmış viran olmuş evleri gördüm. 
Köyün birisinden geçerken yağmur duasına durmuş köylüleri gördüm, ancak onların resmini çekemedim. 

 


Ülkeleri siyasiler ve siyaset yönetir, bizler de buna saygı duyarız. Ancak siyasiler ve siyaset, bilim insanları ve bilimi öteleyip aşağıladığı zaman ortaya yukarıda bahsettiğim sonuçlar çıkar. Örneğin Ozon tabakasının yırtılması neticesinde dünyada meydana gelen küresel ısınma ile ilgili onlarca bilimsel toplantı yapılıyor olmasına rağmen toplantıdan çıkan sonuçlar siyaset tarafından değerlendirmeye alınmamaktadır.

Sadece göstermelik ufak tefek bir şeyler yapılmakta ancak felaket tüm hızıyla devam etmektedir.

 

 

Ülkemizde de erozyona karşı çok büyük mücadele veren toprağın kıymetini bilerek ömrünü bu işe adamış olan Hayrettin Karaca gibi bir isim çıkmış ancak yeteri kadar siyasetten destek ve ilgi görememiştir.
Yine dünya çapında bir bilim adamı olan zoolog biyolog Profesör Doktor Ali Demirsoy yıllardır Marmara'nın Bu hale geleceğini ülkemizin küresel ısınmaya kurban olacak ilk coğrafyalardan olduğunu haykırmakta ve 2035 yılından sonra ülkemizde birçok gölün ve Nehir'in koruyacağını söylemektedir.

 


Tüm bunlar siyaset tarafından ciddiye alınmadığı için bütün ülke bir felakete doğru sürüklenmektedir.
Ülkeye dikilen fidanların sayısı milyarla ifade edilmekte ancak hiçbir şey göze çarpmamaktadır.
Tam tersi çeşitli hastalıklar ve talan neticesinde ormanlarımız tahrip olmaktadır. Bilim adamlarının tüm uyarılarına rağmen HES adı altında barajlar yapılmakta ve bunlar iklim değişikliğine neden olmaktadır.

 

 

Daha ilginç ve tehlikeli olanı ise ülkemizin su kaynakları açısından hızla  fakirleşiyor olmasıdır. Yukarıda bahsettiğim yağmur duasına çıkan köylüler dua ile Yağmur yağdıracak larına inanmaktadırlar ancak bilim öyle söylemiyor yağmurun yağması için elverişli koşulların elverişli ortamın hızla ortadan kalktığını görmekteyiz. 
Siyaset ve siyasilerden isteğimiz bilimin ötekileştirilmeden insanlığın hizmetine yarar sağlamasına ortam hazırlanmasıdır. 

 


Konya ovasında Bu yıl obrukların sayısı geçen yıllara göre 200 civarında artmış ekili tarlaların ortasında 15 20 metre çapında ve aynı derinlikte küçükler meydana gelmiş Eskiden 7-8 metreden çıkan su şuanda 100 metreden aşağılara inmiştir yani yeraltı sularımızda çekilmektedir. 

 


Küresel ısınmanın etkileri bir taraftan, ülkedeki alınmayan tedbirler diğer taraftan olmak üzere kötü gidişatın etkileri tüm bu olumsuzlukları beslemektedir. 
Bu nedenle ülkemizin yakın gelecekti çöl olmaması için herkesin, özellikle de siyasilerin üzerine düşen görevi yapması gerekmektedir. 
Ülkemizin her yerinde yabancı şirketler siyanürle altın aramakta çeşitli maden faaliyetleri adı altında doğaya kalıcı tahribat yapmaktadır.
Oradan çıkartılan değerli madenler veya altının sadece yüzde ikisini yurdumuzda bırakıp gitmektedirler bizim ülkemiz 2 ye değiştirilecek bir ülke değildir. Ayrıca bizim ülkemizde de o madenleri işletecek doğaya zarar vermeyecek yerli ve milli  birçok şirket veya kişi mevcuttur.

 


Şuna adım gibi eminim bu ülkeyi Kuran başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Kurtuluş Savaşı'nın şehit ve gazilerinin şu anda kemikleri sızlıyordur.
Onların yedi düvelden savaşarak aldıkları toprakları biz yeşil renkli dolar için yabancılara peşkeş çekiyoruz. Lütfen bu konuda toplumsal bilinç oluşturmak için hepimiz üzerimize düşeni yapalım.

 

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

 

Başka bir ülkemiz yok. Lütfen Türkiye çöl olmasın.

 
Etiketler: Yol, Manzaraları,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı